Okur Akademi Yayınlanan Kitaplar

Süleyman Turan - Nedenleri ve Niçinleriyle YENİ DİNİ HAREKETLER / Teoloji
12 Aralık Çarşamba 2018, 464 sayfa

Ancak sahip oldukları inanç ve algılamalar ve uygulamaya koydukları pratiklerle ilgili görsel ve yazılı medyada çıkan haberler sayesinde insanlar YDH’lerden haberdar olmaya başlamış ve neticede seküler ve sözde rasyonel toplumlarımızda alternatif dünya görüşleri ve yaşam biçimlerini benimseyen ve sunan az sayıda insanın, görünüşte garip inanç ve uygulamaları insanların ilgi ve merakını cezbetmeye başlamıştır.
Yeni Dini Hareket’ler olgusunun farklı boyutlarına ilişkin makalelerden oluşan bu seçki, YDH’lerin ortaya çıkış sebepleri nelerdir, bu hareketleri bilinen klasik dinlerden ayıran temel noktalar hangileridir, YDH’lerle ilgili araştırmalarda ne gibi metodolojik sıkıntılarla karşılaşılmaktadır, YDH’lere kimler katılmaktadır, katılımcıları bu dinlere yönelten faktörler nelerdir, bu hareketlere katılımın temel sebebi beyinlerin yıkanması mıdır, yoksa bu normal bir ihtida süreci midir, YDH’lerde kadınlar ve erkeklerin rolleri nelerdir, bu hareketlerde bir cinsiyet ayırımı gözetilmekte midir, YDH’lerin şiddetle ilişkisi nasıl izah edilebilir, YDH’lerde ne tür ritüellere yer verilmektedir, YDH’lerde mehdi ve mesih inancının yansımaları karşımıza nasıl çıkmaktadır, YDH’ler konusunda Batıda ve ülkemizde hangi çalışmalar yapılmıştır, YDH’ler konusunda hangi film ve belgeseller hazırlanmıştır? gibi YDH’ler konusunda merak edilen başlıca sorulara yanıt aramak ve böylece okuru konunun tüm boyutlarından haberdar etmek amacıyla hazırlanmıştır.

53.00 TL (KDV dahil)
Kenan Göçer - Bezmialem Valide Sultan Vakif Gureba Hastanesi / İktisat Tarihi
18 Ekim Perşembe 2018, 272 sayfa

Açılış tarihi itibariyle kaynaklar söz konusu hayır kurumunu, adında “hastane” geçen “ilk sivil hastane” olarak kabul etmektedir. Tanzimat sonrası başlayan ve bir modernlik görünümü olarak da beliren sivil hastane yapımı çalışmaları Bezmialem ile başlamış ve bizzat onun isim analığı yapmasıyla II. Abdulhamid’e kadar “Gureba Hastanesi”, II. Abdulhamid sonrası “Hamidiye Hastanesi”, sonra “Memleket Hastanesi” ve “Numune Hastanesi”, bugünlerde de içeriği değişmiş olarak “Şehir Hastanesi” adıyla dönüşümünü sürdürmektedir.


33.00 TL (KDV dahil)
İskender Şahin - Kur'an'da Bir Defa Geçen Kelimeler / Kur'an İlimleri
18 Ekim Perşembe 2018, 184 sayfa

Kur'ân-ı Kerim, Belağat, Fıkıh, Kelam ve Tasavvuf gibi birçok disiplinin alt yapısını oluşturduğu için söz konusu disiplinlerle uğraşan araştırmacıların, onun kelimelerinin içerisinde barındırdığı anlamlara daima ihtiyaç duyacakları muhakkaktır. Dolayısıyla Kur'ân kelimeleri ile ilgilenen ilmin diğer ilimlere göre konumu, meyvenin çekirdeği ile gövdesi gibidir.

Bu minvalde biz de oldukça mühim olan Yüce Kur'ân'ın kelimelerini araştırma faaliyetinden uzak kalamadık ve bir vazife bilinciyle bu sahada bir çalışma ortaya koyduk. Eserimiz, Kur'ân-ı Kerim'de bir defa geçen kelimeleri Sami dilleriyle mukayeseli olarak özlü bir şekilde ele alıp incelemektedir. Bu yönüyle araştırmamızın bu sahadaki boşluğu önemli ölçüde dolduracağı ve yapılacak olan ilgili çalışmalara müspet yönde katkılar sağlayacağı kanaatini taşımaktayız.


25.00 TL (KDV dahil)
İskender Şahin - Kur'ân'da Suyun Varlığı /
18 Ekim Perşembe 2018, 192 sayfa

Su konusunda bilimin ortaya koyduğu ispatlanmış veriler ile Kur'ân-ı Kerîm'in sunduğu hidayet ve hikmet odaklı bilgilerin bir arada değerlendirilmesi sayesinde, söz konusu hakîkatlerle yüklü mesajların muhataplar tarafından daha sağlıklı bir şekilde algılanacağı aşikârdır.

Esasen suyun insandan gizleyebileceği hiçbir şey yoktur. Tüm varlığıyla kendisini insana teslim eden suyun, varlığımızla ünsiyetinin daim olduğu bilinciyle hareket ettiğimiz müddetçe hakîkate erme ve ebediyete vasıl olma yolunda oldukça samimi, hikmetli, ilimle mücehhez, cömert ve bir o kadar da vefâkar bir hayat arkadaşımız olduğunun farkına varırız. Aksine, onu unuttuğumuz takdirde özümüzle olan güçlü bağlarımızı zayıflatmış oluruz ki bu da bizler için büyük bir kayıp olsa gerektir.


32.00 TL (KDV dahil)
Ali İhsan Yitik - Batı'yı Aydinlatan Doğu / Doğu Dinleri
18 Ekim Perşembe 2018, 428 sayfa

Müslüman Türklerin Hindistan’a girişi de onuncu asrın sonlarında Gazneli Sultan Mahmut’un Hint seferleriyle başlamış, XII. Yüzyıldaki Muhammed Gurî döneminde devam etmiş ve Babür imparatorluğu ile zirveye çıkmıştır. Bu durum, bazı dönemlerde kesintilere uğramış olsa da bölgenin 1857 yılındaki İngiliz işgaline kadar devam etmiştir. Kısacası, Hint Yarımadasının özellikle kuzey ve orta bölgeleri yaklaşık yedi asır Türk-İslam egemenliğinde kalmıştır. Bugün Hindistan’ın dört bir yanında rastladığımız yüzlerce tarihi ve kültürel eser bu durumun en önemli şahitleridir.
Ayrıca sayıları 150 milyonu aşan Hint Müslümanlarının Türklere karşı özel bir muhabbeti söz konusudur. Hatta Hindistan’ın Tamil Nadu ve Kerala gibi Güney bölgelerinde Müslümanlara “Türk kökenliler” anlamında tulukkiyar denir.
Tercüme ve telif makalelerden oluşan bu kitabın gayesi, Hint dinsel yaşamını ve düşüncesini farklı boyutlarıyla Türk okuruna tanıtarak iki toplum ve kültür arasındaki köklü ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamaktır.


38.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - Hz. Peygamberi Doğru Anlamak –II / İslam Tarihi
18 Ekim Perşembe 2018, 472 sayfa

Bir beşer olarak tarihin belli bir döneminde yaşamış olan Allah Rasûlü’nü insanların anlayabileceği, örnek alabileceği ve model kabul edebileceği şekilde sunmak vahyin öğretisine daha uygundur. Bu çalışma vahyin sınırları çerçevesinde bir peygamber algısını ortaya koymak için yola çıkmıştır. Yanlış peygamber algılarını Kur’ânî düzlemde ifade etme eylemi, onu itibarsızlaştırmak şeklinde asla algılanmamalıdır. Onu doğru anlamanın amacı, savunduğu ve uyguladığı temel ilke ve prensipleri hayatın her alanına yansıtmak olmalıdır. Bu bağlamda efsanevî anlatımların sıkça görüldüğü Mekke döneminde meydana gelen olayları ilmî ve akademik üslup çerçevesinde vahiy, tarihsel bağlam, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek ele almayı amaç edinmiş olan bu eser, onun doğru anlaşılmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.


42.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - Hz. Peygamberi Doğru Anlamak –I / İslam Tarihi
18 Ekim Perşembe 2018, 316 sayfa

Hz. Peygamber yaşadığı dönemde zihinsel sapmaların ve yanlış eğilimlerin: ‘‘Ben ancak rasûl olarak gönderilen bir beşerim’’ diyerek önüne geçmeye çalışmış ve insanların vahyin sınırları içerisinde kalması için mücadele etmiştir. Onun beşerîlikten uzaklaştırılarak model alınamaz konuma getirilmeye çalışılması, ona ve davasına hizmet etmekten uzaktır. Bu sebeple Allah Rasûlü’nün, Kur’ân çerçevesinde algılanması ve olağanüstülüklerin ise ihtiyatla karşılanması, onun hayat felsefesini daha anlamlı hale getirecektir. İlmî ve akademik üslupla kaleme alınan bu eser, Hz. Peygamber’in doğru algılanmasını amaçlamaktadır.


32.00 TL (KDV dahil)
Alparslan Gazi Aykın - Fiziksel Aktivite Ve Yaşam Kalitesi / Araştırma
13 Temmuz Cuma 2018, 216 sayfa

Bu bağlamda elinizdeki kitap, gelecek nesillerin sağlıklı olabilmelerinin koşulu olarak fiziksel aktivite düzeyleri ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi konu edinmektedir. Fiziksel aktivitenin sağlığa, sağlıklı olmanın yaşam kalitesine ve sürdürülebilir kalkınmaya olumlu katkı sağlayabileceğinin ifade edildiği bu çalışma, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koymaktadır.


25.00 TL (KDV dahil)
Süleyman Turan - Sınırlarda Dolaşmak - Dinlerin Eşcinselliğe Bakışı / Teoloji
30 Nisan Pazartesi 2018, 342 sayfa

Tarihte farklı coğrafyalarda bu tür sapmaların örnekleri bilinmesine karşın cinsellikle ilgili algı, tutum ve
davranışların modern dönemde her geçen gün daha fazla değiştiğine ve daha karmaşık meselelerin ortaya çıktığına
şahit olmaktayız. Nitekim cinsel alışkanlıkların ve tutumların giderek özgürleştiği bir zaman dilimini akla getirmesi
dolayısıyla yirminci yüzyılın birçok araştırmacı tarafından “cinsellik çağı” olarak nitelendirilmesi bu olguyu
yansıtmaktadır.
XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gey ve lezbiyen hakları hareketleri sayesinde özellikle eşcinsellerin sivil haklar
konusunda kendilerini daha görünür kılmaya başladıkları, bunun sonucunda son yıllarda hem eşcinsellik konusunda
hem de kendisini eşcinsel olarak niteleyen bireylere yönelik söylem ve davranışlarda önemli bazı değişikliklerin
yaşandığı ve bu durumun seküler kesimlerin yanı sıra dini cemaatler içerisinde de çeşitli tartışmalara yol açtığı
görülmektedir. Yaşayan dünya dinleri içerisinde farklı düzeylerde karşımıza çıkan söz konusu tartışmalar kanaatimizce
eşcinsellik meselesine dinlerin verdiği yanıtların, dinsel metinlerdeki referansların ve geçmişte ortaya konulan
yaklaşımların yeniden hatırlatılmasının ve ayrıca konuya ilişkin ortaya çıkan yeni meselelerin bir şekilde açıklığa
kavuşturulmasının önemini gözler önüne sermektedir. Nitekim bu çalışma söz konusu amacı gerçekleştirmek için
hazırlanmıştır.


37.00 TL (KDV dahil)
Muhammed Ebû Zehre - En Büyük Mu’cize KUR'AN (Ciltli) / Kur'an İlimleri
02 Nisan Pazartesi 2018, 854 sayfa

Müfessirin bu sahaya yönelik ikinci önemli çalışması ise, 1969 yılında yazmayı planladığı tefsirinin mukaddimesi olarak başladığı ancak hacmi artınca müstakil bir kitap olarak yayımlama kararı aldığı 614 sayfadan oluşan el-Mu‘cizetü’l-Kübrâ: el-Kur’an (Nüzûlühû - Kitâbetühû - Cem‘uhû - İ‘câzühû - Cedelühû - Ulûmühû - Tefsîruhû - Hükmü’l-Ğınâi Bihî) adlı eserdir. İsminden de anlaşılacağı üzere, Kur’an’ın i‘câzî yönünün anlaşılması yolundaki çabalara büyük katkısı bulunan elinizdeki bu eser, Mushaf Tarihi, Tefsir Usûlü ve Tarihi, Kur’an’ın İ‘câzı ve Belâğatı, Kur’an’ın Muhtevası, Kur’an’da Had ve Cezalar, Kur’an’da Fıkhî ve Mâlî Muâmeleler, Kur’an’da Aile, Kur’an’da Uluslararası İlişkiler, Kur’an’da Kâinat ve İnsan, Kur’an’da İnsan Psikolojisi ve Hz. Yûsuf Kıssası, Kur’an’ın Tercümesi, Kur’an’ı Teğannî ile okumak gibi daha birçok önemli konuyu muazzam bir üslup ve yerinde tespitlerle ele alan hacimli bir kitaptır.

Deyim yerindeyse, Ebû Zehre bu eserinde bir çok sahadaki ilmî birikimini yansıtmak suretiyle Kur’an’ın farklı sahalardaki eşsiz i‘cazını ortaya koymaya, örneklerle bunları açıklamaya çalışmış ve zaman zaman da güncel tartışmalara soru cevap metoduyla çözümler üretmiştir.


85.00 TL (KDV dahil)
Muhammed Ebû Zehre - En Büyük Mu’cize KUR'AN / Kur'an İlimleri
14 Mart Çarşamba 2018, 854 sayfa

Müfessirin bu sahaya yönelik ikinci önemli çalışması ise, 1969 yılında yazmayı planladığı tefsirinin mukaddimesi olarak başladığı ancak hacmi artınca müstakil bir kitap olarak yayımlama kararı aldığı 614 sayfadan oluşan el-Mu‘cizetü’l-Kübrâ: el-Kur’an (Nüzûlühû - Kitâbetühû - Cem‘uhû - İ‘câzühû - Cedelühû - Ulûmühû - Tefsîruhû - Hükmü’l-Ğınâi Bihî) adlı eserdir. İsminden de anlaşılacağı üzere, Kur’an’ın i‘câzî yönünün anlaşılması yolundaki çabalara büyük katkısı bulunan elinizdeki bu eser, Mushaf Tarihi, Tefsir Usûlü ve Tarihi, Kur’an’ın İ‘câzı ve Belâğatı, Kur’an’ın Muhtevası, Kur’an’da Had ve Cezalar, Kur’an’da Fıkhî ve Mâlî Muâmeleler, Kur’an’da Aile, Kur’an’da Uluslararası İlişkiler, Kur’an’da Kâinat ve İnsan, Kur’an’da İnsan Psikolojisi ve Hz. Yûsuf Kıssası, Kur’an’ın Tercümesi, Kur’an’ı Teğannî ile okumak gibi daha birçok önemli konuyu muazzam bir üslup ve yerinde tespitlerle ele alan hacimli bir kitaptır.

Deyim yerindeyse, Ebû Zehre bu eserinde bir çok sahadaki ilmî birikimini yansıtmak suretiyle Kur’an’ın farklı sahalardaki eşsiz i‘cazını ortaya koymaya, örneklerle bunları açıklamaya çalışmış ve zaman zaman da güncel tartışmalara soru cevap metoduyla çözümler üretmiştir.


74.00 TL (KDV dahil)
Emine Battal - KIYAMETİN GÖLGESİNDE: Yeni Dini Hareketler ve Şiddet / Teoloji
09 Şubat Cuma 2018, 248 sayfa

Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar, XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir. Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970’li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı, zulüm, beyin yıkama, adam kaçırma, cinayet, suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır. Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi, söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap, Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını, uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.


29.00 TL (KDV dahil)
Süleyman Turan - TANRI’NIN ENGELİ Mİ ENGELLİ TANRI MI? /
09 Şubat Cuma 2018, 232 sayfa

Bu teoloji bağlamında araştırmacılar, bir yandan Hıristiyan geleneğinde ortaya çıkan yaklaşımları kritiğe tabi tutarken diğer taraftan engellilik olgusunun zengin ve farklı anlamlarına ilişkin olarak “Erişim Teolojisi”, “Karşılıklı Bağımlılık Teolojisi” ve “Engelli Tanrı Teolojisi” gibi yeni birtakım bakış açıları ileri sürmektedir. Bu yaklaşımlar içerisinde kanaatimizce en dikkat çekici olan “Engelli Tanrı Teolojisi”, bu kitabın adına da ilham kaynağı olmuştur. Bu çalışma; Hıristiyan geleneğinde engellilik konusundaki referansların neler olduğu, engellilik olgusunun nasıl yorumlandığı ve engellilere yönelik ne tür yaklaşımların sergilendiği, Engellilik Teolojisi’nin nasıl ortaya çıktığı, geliştiği, kiliseler üzerinde ne gibi etkiler yarattığı ve bu teoloji bağlamında ileri sürülen yaklaşımların neler olduğu gibi temel sorulara cevap verme iddiasındadır.


27.00 TL (KDV dahil)
Kenan Göçer - Osmanlı’nın Son İktisat Kitaplarından İLM-İ İKTİSAD DERSLERİ / İktisat
18 Aralık Pazartesi 2017, 200 sayfa

Bunların yanında İbrahim Fazıl Pelin’in (1886-1944) adı ise genellikle anılmaz. Mehmet Cavid Bey gibi liberal iktisat yanlısı ve Selanik Ekolü’nden olan Pelin, Osmanlı son dönemi maliyeci-iktisatçılarındandır.
İlm-i İktisad Dersleri, yazarın aynı adla yayınladığı eserin transkripsiyonudur. Yazarın hayatının yer aldığı ve adı geçen eserinin tanıtıldığı bu çalışma, dönemin akademik iktisat tartışmalarının yanı sıra, serbestî yanlısı görüşlerinin de sergilenmesi açısından eşsiz öneme sahiptir. Mehmet Cavid Bey’in İlm-i İktisad kitabından sonra Osmanlı’nın son iktisat ders kitabı yazarlarından olan Pelin’in İlm-i İktisad Dersleri 1914 yılında yayınlandı.
Adı geçen eserinden başka İktisâd-ı Zirâî (1330 [1914]), Bütçe (1332 [1916]), Muhtasar İktisad-ı Zirai (1341 [1925]), İktisad (1927), Arazi Terk ve İlhakında Devlet Borçları ve Lozan’da Osmanlı Borçlarının Taksimi (1939), Finans İlmi ve Finansal Kanunlar (1942) ve Finans İlmi Bütçe (1944) gibi kitapları ve çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleleri de bulunmaktadır.


33.00 TL (KDV dahil)
Kenan Göçer - Osmanlının İlk Ağır Sanayi Kitabı SANÂYİ-İ CESÎME / İktisat
18 Aralık Pazartesi 2017, 246 sayfa

İzmir’den çıkan Yeni Asır gazetesinin, Asır olarak Selanik’te çıktığından II. Meşrutiyet’te İstanbul’da Yeni Asır olarak çıkana kadar başmuharrirliğini de yapan Fazlı Necib, Osmanlı’nın ilk ‘ağır sanayi’ kitabı olan Sanâyi-i Cesîme’yi 1887 yılında Fransızcadan çevirir.
Daha çok 20. yüzyılın son çeyreğine girerken kamuoyunun aşina olduğu ‘ağır sanayi’ kavramının Osmanlı’da bir gündem olabileceğini düşünmek, dahası kavramın ete kemiğe bürünerek kitap olarak, İstanbul’dan sonra entelektüel ikinci merkez olan Selanik’ten çıkması da Sanâyi-i Cesîme’yi öne çıkartan bir özellik oluyor.
Kitabın Osmanlı aydınının ve dönemin ağır sanayi tahayyülünün sınırlarını vermesi açısından da eşsiz bir öneme sahip olduğu aşikâr.


34.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - Hz. Peygamberi Doğru Anlamak / Tarih
18 Ağustos Cuma 2017, 304 sayfa

Hz. Peygamber yaşadığı dönemde zihinsel sapmaların ve yanlış eğilimlerin: ‘‘Ben ancak rasûl olarak gönderilen bir beşerim’’ diyerek önüne geçmeye çalışmış ve insanların vahyin sınırları içerisinde kalması için mücadele etmiştir. Onun beşerîlikten uzaklaştırılarak model alınamaz konuma getirilmeye çalışılması, ona ve davasına hizmet etmekten uzaktır. Bu sebeple Allah Rasûlü’nün, Kur’ân çerçevesinde algılanması ve olağanüstülüklerin ise ihtiyatla karşılanması, onun hayat felsefesini daha anlamlı hale getirecektir. İlmî ve akademik üslupla kaleme alınan bu eser, Hz. Peygamber’in doğru algılanmasını amaçlamaktadır.


34.00 TL (KDV dahil)
Mehmet Şamil Baş - Osmanlı Türkçesi Okuma-Yazma Kılavuzu / Osmanlı Türkçesi
18 Ağustos Cuma 2017, 336 sayfa

Elinizdeki bu eser, Osmanlı'nın konuşup yazdığı üç dilden mürekkep Osmanlı Türkçesinin kâide ve kurallarını on iki bölümde öğretmeyi amaçlamaktadır. Lisans öğrencileri ve konuya ilgi duyanlar için tasarlanan Osmanlı Türkçesi Okuma-Yazma Kılavuzu, transkripsiyonlu örnek kelimelerle ve kitabın sonundaki nesih, rik'a, nestalik ve hüsrev hatlarıyla yazılmış okuma parçalarıyla desteklenmiştir.

39.00 TL (KDV dahil)
Raşit Çavuşoğlu - Gaziantepli Bir Halvetî Şeyhi Şâh Velî Ayintâbî Ve Risâletü’l-Bedriyye’si / Kaynak Metinler
11 Ağustos Perşembe 2016, 280 sayfa

Şâh Velî Ayıntâbî’nin, Ramazan 990/1582’de itikâfta iken tamamladığı Risâletü’l-Bedriyye adlı eseri, tasavvufî hakikatleri aktarmak, tarîkat mensubu mürid ve mürşidlere izlemeleri gereken yolu anlatmak için didaktik bir üslup ve dinî-tasavvufî remizlerden oluşan zengin bir örgü ile kaleme alınmıştır. Çalışmanın ana konusu olan ve müellif tarafından “Kitâb-ı aşk” olarak da isimlendirilen Risâletü’l-Bedriyye mesnevîsi bir bakıma, mecazî aşktan hakikî aşka doğru yol alan vuslat erlerinin izlemeleri gereken meşakkatli yolu (sırât-ı müstakîm) işlemektedir.

41.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - İslâm’da Eleştiri Kültürü / İslam Tarihi
09 Şubat Cuma 2018, 328 sayfa

Hz. Peygamber yaşadığı toplumda insanlarla yakın temas halinde bulunup onlara en iyi örnek model oluşturmuştur. Müslümanlar günlük hayatın gereği olarak birtakım yanlış davranışlar içerisinde bulunmalarından dolayı bazen âyetler nâzil olmuş bazen de bu eylemler Hz. Peygamber’in hadislerine konu olmuştur. Bu bağlamda sahâbenin davranışları karşısında Hz. Peygamber’in tavrının, onları anlama ve algılama noktasında Müslümanlara önemli bir bakış açısı kazandıracağı aşikârdır. Sahâbîlerin, Rasûlüllah’ın bazı davranışlarına itirazda bulunması, fikir ve ifade hürriyetinin ne kadar sağlam temeller üzerine oturduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber’in vefatından sonra sahâbîlerin karşı karşıya kaldığı en önemli problem, halifenin kim olacağı meselesidir. Bu bağlamda Müslümanların yönetimi ele geçirmek için birbirleriyle kıyasıya mücadelesi, eleştiri kültürünün yaygınlaşmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır Bu vesileyle ilmî ve akademik bir üslupla kaleme alınan bu eser, Allah’ın Peygambere, Peygamberin sahâbeye, sahâbenin sahâbeye bakışını eleştirel bir yaklaşımla ortaya koymayı amaçlamaktadır.


35.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - İslam Tarihinden Yansımalar / İslam Tarihi
11 Ağustos Perşembe 2016, 292 sayfa

Özelde İslâm Tarihi denildiği zaman Hz. Peygamber ve sonraki dönmelerde halkın çoğunun Müslüman olduğu irili ufaklı pek çok Müslüman devlet anlaşılmaktadır. Bu devletler içerisinde idarî, siyasî, askerî, dinî, ictimâî ve iktisadî sahalarda devletin halkla, halkın halkla ilişkilerinden doğan birtakım hadiseler meydana gelmiştir. Bu hadiselerin meydana gelmesinde ve çözülmesinde şahısların tutum ve davranışları oldukça önemlidir. Bu sebeple belirleyici ve etkileyici konumda bulunanların menfaat duygularından ve ihtiraslarından uzak durmaları gerekmektedir. Bu duygu ve düşüncelerinden kurtulamayanların ülkelerini felakete sürükledikleri tarihen bilinen bir gerçektir. Bu eser, yazarın çeşitli ilmî ve akademik dergilerde yayımlanan dokuz makalesinden oluşmaktadır. Akademik bir üslupla kaleme alınan bu eser, daha sonra yapılacak ilmî çalışmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.


33.00 TL (KDV dahil)
Murat Dağıtmaç - Sosyal Medya Bizi Neden kullanır / İnceleme-Araştırma
18 Eylül Cuma 2015, 216 sayfa

Türkiye’de bir çok kişiye “Sosyal Medya güvenilir bir mecra mıdır?” diye sorulsa bir çok kişi “Hayır” diyecektir. İnsanlar kendisini güvende hissetmediği bir mecrada neden bulunur?

Ticari kurumlar, STK’lar, Eğitim Kurumları ve en önemlisi bireyler, sosyal medyayı doğru kullanıyor mu?
Yoksa, sosyal medya mı insanları kullanıyor?


27.00 TL (KDV dahil)
Taha Özhan - Post-Tutelage Regime And 2002 Revolution / Politika
07 Mayıs Perşembe 2015, 248 sayfa

In light of these developments, the military-bureaucratic guardianship regime seized the opportunity to consolidate its power through the post-modern coup of February 28, 1997.

The above-described political, economic and democratic wreckage remained unaltered until the November 2002 parliamentary elections, when Recep Tayyip Erdoğan’s Justice and Development Party, or AK Party, which had been established just 15 months prior, won a landslide victory to form a single-party government. The party, which remains undefeated to this day, came to be known as a reformist movement in Turkish politics. The AK Party years thus marked a period of major ruptures and transformation in key issues.

A number of key issues represented the main items on the nation’s agenda during the 13 years of transformation between 2002 and 2015. This book includes several articles engaging the 2002 revolution in chronological and logical order
In this sense, the study entitled Turkey and the Crisis of Sykes-Picot Order: From Foreign Relations to Foreign Policy attempts to provide a multi-dimensional account of Turkish foreign policy during the thirteen years of AK Party rule.


35.00 TL (KDV dahil)
Taha Özhan - Turkey And The Crisis Of Sykes-Picot Order / Politika
07 Mayıs Perşembe 2015, 272 sayfa

Consequently, foreign affairs practically replaced foreign policy.
One could criticize the foreign policy approaches that influenced post-Ottoman Turkish elites. Considering the circumstances of this period, however, there is little doubt that isolationism was not just a policy decision. At a time when the Sykes-Picot borders emerged in the Middle East, the Ottoman Empire was unable to meet political and economic challenges. The contemporary foreign policy debate in Turkey, in this regard, deals with the question of whether or not the country ought to stand guard over the Sykes-Picot regime, which cannot be simply given up nor an obligation immune to change. There is nothing odd about those, who failed to grasp that the people and governments of the Middle East were going through a Sykes-Picot century and mistook the obligatory stance for an ideal policy, rushed back to twentieth-century reflexes when the first signs of change surfaced.

In this sense, the study entitled Turkey and the Crisis of Sykes-Picot Order: From Foreign Relations to Foreign Policy attempts to provide a multi-dimensional account of Turkish foreign policy during the thirteen years of AK Party rule.


37.00 TL (KDV dahil)
İsmail Aykanat - Cemal Süreya’nın Şiirlerinde Kadın / İnceleme
11 Mayıs Pazartesi 2015, 96 sayfa

Şiir çevirisi konusunda da ciddi çalışmaları bulunan Cemal Süreya, geniş Fransızca bilgisi ve kültürü ile kaynak ve hedef dilde modern şiirin edebî ve teorik yansımalarını yakından inceleme fırsatı elde etmiştir. Kazanım ve tecrübelerini şiirlerine, şiirinin dokusundaki erotik ve pornografik noktalara, “İlahi yasaklar karşısında kendini özgür duyumsama” sayılabilecek uygulamalarla aktarmıştır. Zaman zaman bilinç katmanından bilinçaltına inerek, şiir evreninin anlam ve imge potansiyelini artırmıştır. Onun imgelerine, şiirindeki iki konuya, erotizm ve pornografiye okurun rahatça sızamayacağı bir kapı aralama olarak bakılabileceğini söyleyebilirim. Okur onu, sanki şiirine hâkim olan bu iki noktayı yakalayabilmek için okumaktadır.


15.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - Moğollar Arasında İslamiyetin Yayılışı / İslam Tarihi
09 Mart Cuma 2018, 472 sayfa

İslâm dünyasını kasıp kavuran, Müslümanlara dünyayı dar eden, zihinlerde yarası sarılmaz hatıralar bırakan ve insanlık tarihini değiştiren Moğollar, İslâm kültür ve medeniyeti karşısında nasıl aciz kaldılar?

İnsanı şaşırtan ve hayretler içerisinde bırakan merhamet ve şefkat yoksunu insanlar hangi sebeplerden dolayı İslâm'ı kabul ettiler? Yok etmek için geldikleri İslâm'da kendilerini bulan Cengiz Han'ın torunları İslâmiyeti daha geniş alanlara yaymak için ne tür faaliyetlerde bulundular?

Akademik bir üslupla hazırlanan bu eser "Moğollar Arasında İslâmiyetin Yayılışı" hakkındaki tüm sorulara cevap bulmaya çalışmakta ve yapılacak ilmî çalışmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.


45.00 TL (KDV dahil)
H. Ahmet Arslantürk - Dördüncü Mehmed Saltanatında İstanbul - Risâle-i Kürd Hatîb / Tarih
03 Kasım Pazartesi 2014, 108 sayfa

Bazen de kişilik tahlili yaparak, yönetim konusunda tenkitte bulunur. Yazarın anlatısı özellikle 17. yüzyılın ortalarında İstanbul’daki esnaf ve halk hareketliliği ve devletin mali durumu hakkında bilgileri içermektedir. Risâle’nin bir başka önemli yanı ise IV. Mehmed’in annesi Valide Turhan Sultan’ın himaye ettiği hayır işleri ve mimari faaliyetleri hakkında bilgi vermesidir. Özellikle Valide Sultan’ın İstanbul Eminönü’nde inşasını tamamlattığı Yeni Cami’nin açılışının tasviri oldukça ayrıntılıdır. Yazar, Valide Sultan’ı: “Vâlide Sultân hazretlerinün hayrât ve hasenâtına nihâyet yokdur ve ahlâk-ı hamîdesi gibi âsârı çokdur. Cümleden biri dahi mahrûse-i İstanbul’da Emînönü dimekle ma‘rûf mahalde binâ itdükleri câmi‘-i şerîfdür ki nazîri görülmemiş ve adîli işidilmemişdür” ifadeleriyle tanıtır. 17. yüzyılın ortalarına ait bu risâle IV. Mehmed saltanatı yıllarına bir pencere açıyor ve devri farklı yönleriyle gözlerimizin önüne seriyor.


31.00 TL (KDV dahil)
İhsan Arslan - Muktedir Billâh Döneminde ABBÂSÎLER / Tarih
18 Temmuz Cuma 2014, 442 sayfa

İslâm Tarihi boyunca dünya coğrafyasının çeşitli bölgelerinde bazıları kısa bazıları da uzun süreli birçok İslâm devleti hüküm sürmüştür. Yaklaşık olarak bir asra yakın varlığını devam ettiren Emevîler’den sonra tarih sahnesinde uzun yıllar varlığını devam ettirecek olan Abbâsîler ortaya çıkmıştır. Siyasî, idarî, askerî, dinî, ilmî ve ictimaî sahalarda önemli değişikliklerin meydana geldiği Abbâsîler’in tarihî seyri içerisinde hem dirayetli ve kudretli halifeler hem de isyanlara ve iç karışıklıklara sebebiyet veren pek çok halife iş başına gelmiştir.
Muktedir Billâh, tarihçiler tarafından Abbâsî Devleti’nin yeniden canlanma ve toparlanma dönemi olarak kabul edilen babası Mu’tazıd ve kardeşi Müktefî’den sonra çocuk denecek yaşta hilâfete gelen ve yirmi beş yıl iktidarda kalan son dönem Abbâsî halifeleri içerisinde önemli bir yere sahiptir. Onun çocuk denecek yaşta hilâfete gelmesi; önceki dönemin canlılığını devam ettirememesi; yönetimde kadınların, komutanların ve vezirlerin söz sahibi olması; devlet erkânı arasında iktidar mücadelesi yüzünden on beş vezirin işbaşına gelmesi ve üç darbenin yapılması; içte ve dışta devletin zaafa uğramasıyla iç isyanların meydana gelmesi ve özellikle Karmatîler’in büyük bir sorun oluşturması; Fatımîler’in Abbâsî topraklarına göz dikmesi ve Bizans’ın Abbâsî Devleti’nin sınır boylarına saldırması bu dönemi oldukça önemli hâle getirmektedir.


42.00 TL (KDV dahil)
Mehmet Şamil Baş - Aydınlı Bir Uşşâki Şeyhi - Ömer Hulûsî Ve Dîvân’ı / Akademik
07 Mayıs Çarşamba 2014, 600 sayfa

“...Nâzenînlik bir haldir bir tarikat adı değildir. Mâşûkuna doğru iz süren Mecnûn misali âşık o anki haline göre gâh rağbet, gâh cünûn, gâh ümîd gâh perişanlık emâreleri izhâr eder. Tevhîd'e kadar devam eden bu inkilâblar Hak yolcusunun bir bakıma eğlencesidir. Bir hâlden bir hâle geçerek devam eden bu kovalamacada en zevkli kısım Nâz yapma hâlleridir. Bir samimiyet, bir kurbiyyet, bir işveli edâdır nâzenînlerin yaptığı. Tıpkı kalender, melâmet, fetâ, cîvânmerd halleri gibi bir âşık hâlidir nâzenîn neşvesi. Bu neşveye sahip olanlar itikatta Şeyh-i Ekber Muhyiddîn-i Arabî’nin şuhûd, vücûd ve Tevhîd derslerini tâkib ederler. Amelde ehl-i melâmettirler, ehl-i kalenderdirler, ehl-i fütüvvettirler…
…Netice olarak Şeyh Ömer Hulûsî Baba defâaten görüleceği üzre ekberî, melâmî ve nazenîn neş’ede bir Uşşâkî mürşididir. Ve onun şiirlerinden meydana gelen divanını Türk-İslam Edebiyatı sahası akademisyenlerinden muhterem Dr. Mehmet Şamil BAŞ kardeşim muhtelif nüshaları karşılaştırmak suretiyle başarıyla tesis etmiştir. Kendisini tebrik ederim. Sa’yi meşkûr olsun…”

Prof.Dr. Mahmud Erol Kılıç


60.00 TL (KDV dahil)
Beyhan Kanter - Şiirsel Kimlikten Mekânsal Sınırlara /
01 Haziran Cumartesi 2013, 440 sayfa

İçinde yaşadığı toplumla uzlaşamayan bireyin iç bunaltlarını yansıtrken toplumsala dokunmak zorunda kalan ve toplumsala başkaldıran İkinci Yeniciler, şiirlerinde bireyi özellikle “mekân aidiyet” ve “zorunluluk” üzerinden değerlendirirler. Bu bağlamda İkinci Yeni şiirinde, mekân belirleyici bir unsur olduğu gibi şiirlerin ana damarı da mekân-insan ilişkisi yönünde atar.


42.00 TL (KDV dahil)
- Gırnâtî Seyahatnamesi’nin XVI. Yüzyılda Yapılmış Bir Tercümesi /
01 Nisan Pazar 2012, 264 sayfa

Endülüslü seyyah Ebû Hâmid Muhammed el-Gırnâtî (ö. 1169) Mısır, Şam, Bağdat, Türklerin yaşadığı Başkırt gibi kuzey bölgeleri ile Doğu Avrupa’ya yaptığı yolculuklarını Arapça kaleme alıp Tuhfetü’l-Elbâb ve Nuhbetü’l-A’câb adını vermiştir. Bu seyahatname XVI. yüzyılda, Kânunî Sultân Süleyman’ın oğullarından Şehzâde Bâyezîd’in (ö. 1562) emri ile ismi belirsiz bir mütercim tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir. Elinizdeki kitapta, bir incelemeyle birlikte bu tercümenin metnine yer verilmiştir.







49.00 TL (KDV dahil)
- Şerîfî Dîvânı /
01 Nisan Pazar 2012, 404 sayfa

Şerîfî’nin ortalama yirmişer beyitlik gazellerden oluşturduğu dîvânı bu yönüyle Türk edebiyatında sıradışı bir örnektir. Dîvânda her gazelden önce şiire konu edilecek âyetin metni verilmektedir. Şairin farklı konulardan seçtiği âyetlerin geneli Allah’ın varlığı, birliği, insanlara verdiği nimetler, insanlardan istekleri gibi konulardan seçilmiştir. Bunun dışında Hz. Peygamber, dört büyük halife, sahabe ve velilerin övülmesiyle tevekkül, sabır, şükür, cömertlik, cimrilik, ölümün kaçınılmazlığı, cennet ve cehennem ehlinin durumu gibi konular, seçilen âyetlerin tefsirleri bağlamında ele alınmıştır. Okuyucuya Kur’ân-ı Kerîm’in genel muhtevâsını sunan ve yaklaşık 4000 beyitten oluşan bu eser, Kur’ân-ı Kerîm’in manzum bir tefsiri olarak hem edebî hem de dînî bakımdan büyük bir önem arzetmektedir.


Stoku tükendi.
- Eğirdirli Münevver Bir Ailenin Hikâyesi /
01 Nisan Pazar 2012, 259 sayfa

Soyu Hz. Peygamber’e uzanan bu aile, ilim ile tasavvufu birbirine yaklaştıran Zeyniyye tarikatının Eğirdir’deki temsilciliğini yapan şeyhler yetiştirdiği gibi, XVI ve XVII. yüzyıl Osmanlı ilmiye teşkilatında müderris ve kadılık yapan birçok kişi yetiştirmiştir. Bunlar arasında Anadolu ve Rumeli kazaskerliği ile nakîbüleşrâflık yapan Şerîf Mehmed (ö. 1631), III. Mehmed döneminde sarayla içli dışlı olacak kadar parlak bir kariyer yapmıştır.


51.00 TL (KDV dahil)
- Üsküdarlı Aşkî’nin İki Tasavvufî Mesnevîsi /
01 Nisan Pazar 2012, 116 sayfa

Bu kitapta, daha evvel sadece Dîvân’ı bilinen şairin henüz tespit edilmiş iki tasavvufî mesnevisi konu edilecektir. İranlı meşhur mutasavvıf-şair Ferîdüddîn Attâr’ın Muhtârnâme adlı eserinin müntehab tercümesi ile büyük oranda Azîzüddîn Nesefî’nin görüşlerine dayanan Menâzilü’s-Sâlikîn isimli bu iki mesnevî birer incelemeyle birlikte bu kitapta yerlerini alacaklardır.


Stoku tükendi.
- Hadikatü'l Fünun /
01 Nisan Pazar 2012, 206 sayfa

İslâmiyetin kabulünden sonra Araplar arasında sadece edebî tenkit şeklinde var olan belâgat uzun süre Kur’ân-ı Kerîm’in manasını iyi anlayabilmek amacıyla tefsir ve kelâm ilimleriyle bağlantılı olarak ele alınmış ve böylece belâgat ilmi bağımsız bir ilim haline gelmiş; mantık, felsefe ve edebiyatın ağırlıklı olduğu farklı belâgat ekolleri oluşmuştur. Türk Edebiyatında belâgat ile ilgili ilk eserler Arapça yazılmış olup Türkçe yazılan eserler de genellikle Miftah, Telhis ve Mutavvel gibi önemli eserlerin şerh ve tercümelerinden oluşmaktadır.

Bir belâgat kitabı olan Hadîkatü’l-Fünûn, gerek belâgat ve fesahat konularındaki ayrıntılı açıklamalar, gerekse de konuların geniş anlatımı ve Türkçe şiir örneklerinin çokluğuyla Türkçe belâgat kitapları arasında önemli bir yere sahiptir. Şerîfî’nin klasik belâgat geleneğini doğrudan yansıtmak yerine faydalandığı kaynaklardaki yanlış ve yetersiz bulduğu bilgileri eleştirmesi, tartışmalı meselelerde kendi görüşlerini de belirtmesi Hadîkatü’l-Fünûn’a orijinal bir çehre kazandırmaktadır.


Stoku tükendi.